Ehliyet Ders Notları – İlk Yardım

Trafik Kazaları ve İlk Yardımın Önemi

Hastalık ve kaza durumunda insanların çoğunlukla sağlık bütünlüğü bozulmakta, ileri durumlarda da insan yaşamı tehlikeye girmektedir. Bahsedilen tehlikenin ortaya çıkacağı zamanı ve yeri önceden kestirmek veya bilmek mümkün değildir. Aniden oluşabilecek bu tür durumlara karşı hazırlıklı olmak çağdaş bir zorunluluktur.

Bu anlamda ülkemizdeki karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek amacıyla yürürlülüğe sokulan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu sürücülere ilk yardım bilmeyi zorunlu kılmıştır. Dolayısıyla sürücü gördüğü trafik kazasına müdahele etmek zorundadır. Gördüğü trafik kazasına müdahale etmeyen sürücüye para ve puan cezası uygulanır.

Bir trafik kazasında meydana gelen ölümlerin %10’u kazadan sonraki ilk 5 dakikada, ölümlerin %50’si ise kazadan sonraki ilk yarım saatte oluşmaktadır. Bu temel bilgiden hareketle kazadan sonraki ilk 5 dakika veya ilk yarım saat içinde yapılacak müdahaleler önem kazanmaktadır. Kazanın meydana geleceği yeri önceden kestirmek mümkün olmadığından, özellikle de trafik kazalarına ilk müdahale edenlerin de çoğunlukla sürücüler olduğu göz önüne alındığında sürücüler için ilk yardım eğitimi önem kazanmaktadır.

Genel Olarak Kazalar ve Trafik Kazaları

Kazanın Tanımı

Ani olarak meydana gelen, önceden tahmin edilemeyen, önlem alındığında çoğunlukla önlenebilen, ölüm, yaralanma veya maddi hasarla sonuçlanan olaya kaza denir.

İş kazaları, ev kazaları, trafik kazaları, okul kazaları, spor kazaları, tren kazaları, uçak kazaları gibi kaza türlerine örnek vermek mümkündür.

Felaket

Çoğunlukla insanları ve çevreyi olumsuz yönte etkileyen, kasıt veya kusura dayanmayan, büyük hasarlara yol açan, doğal olaylara felaket denir.

Deprem, sel, afet, geniş alanlı yangınlar, tsunami gibi örnekler ilk akla gelenlerdir.

Kazayla Felaket Arasındaki Farklar

  • Kazalara daha çok insanlar neden olur. Felaketlere ise doğal olaylar neden olur.
  • Felaketlerde kazalara göre daha çok kayıp meydana gelir.

Trafik Kazası Tanımı

Karayolu üzerinde hareket halinde en az bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma veya maddi hasarla sonuçlanan olaya trafik kazası denir.

Trafik Kazalarının Sebepleri

Genel olarak kazalara sebebiyet veren üç ana faktör vardır. Bunlar insan (%95-98), araç (%2-4) ve çevre-iklim koşullarıdır (%1-3).

Ülkemizde her yıl ortalama 600- 700 bin arası trafik kazası meydana gelmekte ve bu kazaların sonucunda 5 – 10 bin insanımız yaşamını yitirmekte ve 100 binlerce insanımız da yaralanmaktadır. Bütün bunların sonucunda ülke ekonomisi milyar dolarlarla ifade edilen oranlarda zarara uğramaktadır. Önlem alınmazsa, ilerleyen yıllarda kara yoluna binen yük oranının daha da artacağı düşünülürse meydana gelecek olan trafik kazası sayısı milyonlarla açıklanmaya başlanacaktır. Trafik kazalarını azaltmak için ciddi stratejik planlamalar yapmak gerekmektedir. Örneğin; toplu taşıma sistemleri, özellikle raylı sistemler, ekonomik, konforlu, güvenilir ve kolay ulaşılabilir şekilde arttırılmalıdır.

Sonuçta kazalar kaçınılmazdır. Ama birtakım önlemlerle kazaları azaltmak mümkündür. Yapılan araştırmalarda kazaların temel sebebi olan insan faktörüyle ilgili olarak şu bulgular elde edilmiştir:

  • Yayaların şehiriçi trafikte bir kazaya sebep olma oranı şehir dışına göre daha fazladır.
  • Yayalara çarpma şeklinde meydana gelen trafik kazalarında en çok etkilenen yaya grupları çocuk ve yaşlılardır.
  • Sürücüler şehirdışı trafikte daha çok kaza yaparlar. Bunun temel nedeni aşırı hızdır.

İlk Yardımın Tanımı

Ani olarak hastalanmış veya kazaya uğramış olan kimseye tıbbi tedavisi yapılıncaya kadar anında, olay yerinde ve çevre imkânları kullanılarak yapılan geçici müdaheleye ilk yardım denir.

İlk yardımın amacı hayat kurtarmak; ilkeleri teşhis, tedavi ve taşıma; öncelikli hedefleri solunumun sağlanması, şoka karşı önlem alınması ve kanamanın durdurulmasıdır.

Örneğin; herhangi bir kazada birden fazla yaralı varsa öncelikli olarak soluk alamayan veya kendinden geçen (şok) veya kanaması olandan başlamak ilk yardım uygulamaları açısından önemlidir.

İlk Yardımın Aşamaları

  • Kaza yeri trafik güvenlik önlemleri alınır. İlk yardımcı ilk önce kendi aracın güvenli bir şekilde park eder ve kaza yerini en az 150 metre uzaktan fark edilecek şekilde işaretler.
  • Kaza yeri zararsızlaştırılır. Kaza yapan araç(lar)ın kontağı kapatılır; akü kutup başları sökülür; araç sabitlenir.
  • İlk yardıma uygun ortam oluşturulur.
  • Yaralılar uygun yöntemlerle araçtan çıkarılarak yaşam bulguları kontrol edilir. Gerekli ilk yardım uygulamaları yapılır.
  • Haberleşme sağlanır. Diğer bir değişle 112 Hızır Acil aranır. Telefonda ilgili operatöre kısa ve öz olarak kendi adımızı ve soyadımızı, kazanın adresini, kazada kaç yaralı olduğunu bildiririz. Hızır acil operatörü telefonu kapatmadan bizim de telefonu kapatmamamız gereklidir.

İlk Yardımcının Özellikleri

  • Yaralının veya yaranın durumunu iyi değerlendirmeli.
  • Soğukkanlı ve sakin davranmalı.
  • Güven vermeli.
  • Kendi güvenliğini tehlikeye sokmamalı.
  • Bildiği kadarını yapmalı.
  • Empati geliştirmeli (kendini yaralının yerine koymalı)

İnsan Vücudunun Genel Yapısı

Vücut Yapısı

İlk yardım uygulamalarını kolaylaştırdığından dolayı vücut yapısı ile ilgili genel bilgilerin bilinmesi önemlidir.

Hücre

Canlılar hücrelerden oluşmaktadır. Vücudumuzun en küçük biyolojik yapıtaşıdır.

Doku

Aynı yapı ve görevdeki hücre topluluğuna denir. Epitel, kas, destek, sinir olmak üzere 4 grupta incelenir.

Organ

Dokuların birleşmesiyle oluşur. Mide, böbrek vs.

Sistem

Yaşamsal fonksiyonların yerine getirilebilmesi için organların birleşmesiyle oluşan yapıya denir. Dolaşım, solunum, hareket sistemleri vs.

Önemli Vücut Sistemleri ve Organları

Hareket Sistemi

  • Kemikler: Kemikler vücudu ayakta tutan çatı yapısıdır. Hareket etmeyi ve sistemlerin kolay çalışmasın sağlar. Vücudumuzda 208 adet kemik iskeletimizi oluşturur. Kemikler yassı, uzun ve kısa olmak üzere üç türlüdür.
  • Eklemler: Kemiklerin birbirine bağlandığı yapılardır. Oynamaz eklemler, yarı oynar eklemler ve oynar eklemler olmak üzere üç türlüdür.
  • Kaslar: Çizgili kaslar, çizgisiz (düz) kaslar ve kalp kası olmak üzere üç türlüdür.

Dolaşım Sistemi

Vücudun her bölgesinde faaliyeti olan sistemdir.

  • Kalp: Dolaşım sisteminin merkezidir. 4 odacıklıdır.
  • Kan: Dolaşım sisteminin temel doku yapısıdır.
  • Damarlar: Atardamar, toplardamar, lenf damarları ve kılcaldamar.

Kalp atım sayısı yetişkinlerde dakikada 60-100, çocuklarda 80-120 ve bebeklerde 100-140’tır.

Atardamarlar vücutta temiz kanın dolaşımını sağlar. Toplardamarlar ise kirli kanının kalp ve akciğer sistemine getirilerek temizlenmesini sağlar. Kılcaldamarlar ise en ince damalarlardır. Dokulara temiz kan gönderiminde görevlilerdir.

Solunum Sistemi

Solunum canlı yaşamı için gerekli oksijeni sağlar. Soluk alıp vermeye “solunum” adı verilir. Solunum sayısı yetişkinlerde dakikada 15-20, çocuklarda 20-25 ve bebeklerde 25-40 arasındadır.

Burun, yutak, dil, gırtlak, soluk borusu, akciğerler, diyafram-karın kası (yardımcı organ), kaburgalar ve arası kaslar (yardımcı organ) ve göğüs kasları solunum sisteminin organlarıdır.

Sindirim Sistemi

Vücudun yaşamını sürdürebilmesi için gerekli gıdaların alınması, sindirilmesi ve atıkların dışarıya atılmasını sağlayan sistemdir.

Ağız, yutak, yemek borusu, mide, tükürük bezleri (yardımcı organ), karaciğer (yardımcı organ), pankreas (yardımcı organ), ince ve kalın bağırsaklar sindirim sisteminin organlarıdır.

Sinir Sistemi

Etki tepki sistemi olarak ifade edilebilir. Duyuların algılanması, biçimlendirilmesi ve tepki verilmesinden sorumlu bir sistemdir.

Beyin, beyincik, omurilik soğanı ve omurilik, sinir sisteminin organlarıdır.

  • Beyin: Vücut üzerinde kontrol gücü olan bilinç sistemidir. Duyu sistemlerinin yapılandığı temel organdır. Beyinden 12 çift sinir çıkar.
  • Beyincik: Yönetimleri, dengeyi ve hareketi sağlar.
  • Omurilik Soğanı: Temelde dolaşım ve solunum sistemini kontrol eder.
  • Omurilik: 31 çift sinir çıkar. Beyinden gelen 12 çift sinirle birlikte hareket eder. Sinir sisteminin en yoğun faaliyet gösterdiği vücut bölgesi omuriliktir. Kas, deri ve iç organlarında işlev yürütürler. Beyin ve omurilikte bir hasar olursa koma, felç ve hissizlik meydana gelebilir.

Kaza Yeri İlk Yardım Önlemleri

Kaza Yeri Trafik Önlemleri

  • Sürücü gördüğü trafik kazasına müdahale etmek üzere kendi aracını güvenli şekilde durdurup, acil uyarı ışıklarını (dörtlü sinyallerini) yanar söner durumda park etmelidir.
  • Kaza yeri en az 150 metre uzaktan görülecek şekilde reflektör veya ışıklı-sinyalli bir cihazla işaretlenmelidir.
  • Kaza yapan araçların kontağı kapatılır.
  • Akü kutup başları sökülür.
  • Araçlar sabitlenir.

İlk Yardım Ortamının Hazırlanması ve Yaralının Araçtan Çıkarılması

İlk yardım uygulamalarının yapıldığı yerin temiz, güvenli, aydınlık ve kolay girilip – çıkılabilir (ambulans da dahil) olması gerekir.

  • Yaralıyı araçtan çıkarma işlemi son derece özenle ve yaralıya zarar vermeyecek şekilde yapılmalıdır.
  • Yaralının mümkünse doktor tarafından araçtan çıkarılması en uygunudur. Doktorun olmadığı durumlarda mümkünse en az 3 ilk yardımcı yaralıyı araçtan çıkarmalıdır.
  • Aracın devrilmesi veya yanma ihtimalinin ortaya çıkması durumunda gerektiğinde 1 kişi de bu çıkarma işlemini yapar.
  • Yaralı araçtan çıkarılırken yaralının omurga ekseninin düzgünlüğünün bozulmamasına dikkat edilmelidir.
  • Yaralı araçtan çıkarıldıktan sonra uygun pozisyona alınarak gerekli ilk yardım uygulamaları yapılır.
  • Öncelikle kontrol edilmesi gereken yaşamsal bulgular şunlardır: solunum, nabız, kanama, ten rengi – vücut ısısı – göz bebeklerinin konumu – bilinç düzeyi

Araçta İlk Yardım Çantası

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereği tüm motorlu taşıtlarda (motosiklet, motorlu bisiklet ve iş makinesi hariç) ilk yardım çantası bulundurmak bir zorunluluktur. Bir iş makinesi olmasına rağmen traktörlere römork takılabildiği için ilk yardım çantası bulundurulması gereken araçlar listesine dahil edilmiştir.

İlk yardım çantası araç içinde, kolayca ulaşılabilir bir noktada bulundurulmalıdır. (Aracın arka camının sağ tarafında)

Araç ilk yardım çantasının içindeki malzemeler taşınan yolcu sayısına göre belirlenir.

26 Eylül 2006 tarih ve 26.301 nolu yönetmeliğe göre ilk yardım çantasında bulunması gereken malzelemeler şunlardır:

 

  • Airway (havayolu hortumu)
  • 3 adet üçgen sargı bezi
  • 10×20 cm 50’lik bir kutu gaz bezi
  • 1 adet antiseptik solüsyon
  • 1 adet paslanmaz makas
  • 1 adet turnike
  • 1 adet alüminyum yanık örtüsü
  • 1 adet el feneri
  • Suni solunum maskesi
  • 2 adet büyük sargı bezi
  • 1 adet flaster
  • 10 adet çengelli iğne
  • 1 adet esmark bandaj
  • 10 adet yara bandı
  • 2 çift eldiven

Bu malzemeler 10 kişi taşıma kapasitesi olan araçlar için öngörülmüştür. Daha fazla yolcu taşıma kapasitesi olan araçlarda yukarıda belirtilen malzemenin en az 2 katı malzeme bulundurulmalıdır. İlk yardım çantasının içindeki malzeme miktarı taşınan yolcu sayısına göre değişir.

Solunumun Sağlanması

Solunumun Durması

Solunum birçok sebepten dolayı sorunlu bir hal alabilir. Solunum durması en çok göğüs hareketlerinin olmamasından anlaşılır. Bak – dinle – hisset yöntemi solunum düzeyinin anlaşılması için kullanılabilecek en iyi yöntemdir.

Solunum Düzeyinin Kontrolü

Bak: Göğüs hareketlerine veya ağız – burun bölgesine bir cam, ayna türü bir nesnenin konularak bakılması

Dinle: İlk yardımcının kulağını kazazedenin ağız – burun bölgesine yaklaştırarak soluk sesini dinler

Hisset: Ağız veya burun kanalından havanın gelip gelmediğinin tersi veya yanağımızla hissedilmeye çalışılır. Ayna veya cam yöntemi de kullanılır.

Boğulmalar ve Solunum Daralması

Birçok sebepten olabilir. Çoğunlukla boğaza bir şeyin kaçması söz konusu olduğunda ortaya çıkan tablo solunum daralmasıdır. Zehirlenmeler, kanamalar, kalp krizleri

Boğazdaki Yabancı Cismin Çıkarılması

  1. İlk yardımcı kazazedenin arkasına geçer koltuk altından soktuğu ellerini göbekten 5 cm yukarıda birleştirir. Sağ el ile sol yumruk tutulur ve kendine doğru sertçe 4-5 kez arka arkaya bastırır. (Helmich manevrası)
  2. İlk yardımcı soluk yolu tıkanmış olan çocuk veya bebeği oturarak karın bölgesi üst bacaklarının üzerine gelecek şekilde yüz üstü yatırır ve kürek kemiğinin ortasına orta şiddette darbelerle 4-5 kez vurur.
  3. Çocuk veya bebeklerde ayak bileklerinden tutulup baş aşağı sallayarak da sırt bölgesine hafif bir şekilde vurularak basınç oluşturulup nefes vermesi sağlanır.
  4. Özellikle yetişkin insanlarda soluk yolunda tıkanıklık sonucu bayılma meydana gelmiş ve kazasede yatar durumdaysa sırt üstü çevrilir, göbeğin 5 cm üst tarafına yukarıya doğru basınç uygulanır.
  5. Baygın veya yatar durumda olan kazazede yan yatırılarak kürek kemiğinin ortasına 4-5 kez vurulur.
  6. Cisim gözle görülüyorsa parmakla çıkarılır.

Yan yatış pozisyonu: Soluk yolunun açık kalmasını sağlayan temel yatış pozisyonudur.

Solunum Durmalarında Suni Solunum Uygulamaları

Solunum durması meydana gelmiş ve nabız atımı varsa (kalp çalışıyor) bu tür bir kazazedeye yaralanma şekline göre etkili olabilecek bir suni solunum yöntemi uygulanmalıdır. Solunum durduktan 4 – 6 dakika sornasında ölüm meydana gelebilir. Bu nedenle zaman kaybetmeden suni solunum uygulamasına başlanmalıdır. Yaygın olarak kullanılan suni solunum yöntemleri şunlardır:

Ağızdan Ağıza Suni Solunum Yöntemi

En etkili suni solunum yöntemidir.

  • Ağızdan ağıza suni solunum uygulayabilmek için kazazede sırt üstü yatırılır.
  • Ağız boşluğu kontrol edilerek takma diş, yabancı cisim varsa çıkarılır ve dil öne çekilir.
  • Soluk yolunun açılması için çene göğüsten uzaklaştırılır.
  • Burun kemiğinin bittiği bölgedeki burun kapakları baş ve işaret parmağı kullanılarak kapatılır.
  • İlk yardımcı derin bir nefes aldıktan sonra yaralının ağzından akciğerlerine hava üfler ve göğsün şişmesini kontrol eder.
  • Verilen hava göğsü şişiriyorsa işlemi tekrar ederek sürdürür. Göğüste şişme meydana gelmiyorsa başlangıçtaki işlemleri tekrar eder.
  • Suni solunum uygulaması yetişkin bir insanda kalp çalışırken dakikada 15-20 kez olacak şekilde kazazede kendi solunumaya başlayıncaya kadar sürdürülür.
  • Kendi kendine solumaya başlayan kazazedenin soluk yolunun açık kalması için yan yatırılır.

Ağızdan Buruna Suni Solunum Yöntemi

Kazazedenin ağız iç bölgesinde kanama varsa veya dil geriye doğru toplanıyorsa bu yöntem uygulanır.

  • Bu kez el çenede olacak şkeilde ağız kapatılır. ve burundan hava verilir. Diğer aşamaları ağızdan ağıza suni solunum yönteminde olduğu gibidir.

Maske ile Suni Solunum

Maske ilk yardım çantasında olması gereken temel ilk yardım gereçlerindendir. Kazazede ile teması önlediğinden tercih edilebilecek bir yöntemdir.

  • Kazazede sırt üstü yatırılır, baş bölgesine geçilir, maske ağız ve burun bölgesini kapatacak ve kenarlarından hava kalmayacak şekile yüze yerleştirilir. Yine dakikada ortalama 15 – 20 kez maskenin deliğinden hava verilerek kazazedenin kendi kendine soluması sağlanır.
  • Bebeklerde ağız ve burun birlikte ağız içine alınarak suni solunum uygulandığından maske kullanılabilir. Bebeklerde daha sık aralıklarla ama daha az hava verilerek suni solunum yapılır.

 

Holger – Nielsen (Sırttan Bastırma)

Ağız burun bölgesinde kanamalı şekilde yara varsa ağızdan ve burundan suni solunum yapmak sakınca oluşturuduğundan Holger – Nielsen yöntemi uygulanmalıdır.

  • Kazazede yüzüstü yatırılır, başı yana çevrilir, kollar dirsekten bükülerek başın altında birleştirilir.
  • İlk yardımcı baş bölgesinde bir dizi yerde bir dizi kalkık olacak şekilde durur.
  • Ellerin topuğunu kürek kemiklerinin orta yerine yerleştirip aşağıya doğru 1 – 2 cm derinlik oluşturacak şekilde 1 – 2 kez basınç uygular. Böylece kazazedenin akciğerlerindeki havayı dışarı çıkarmış ve dolayısıyla nefes vermesi sağlanmış olacaktır. (Yetişkinlerde dakikada 15-20, bebeklerde 20-25 kez olmak üzere)
  • Sonra kazazedenin üst kollarından tutarak öne doğru 1 – 2 kez çekip bırakarak göğüz boşluğunu genişletmiş olduğundan nefes almasını sağlar.
  • Omurga ve göğüz yarası olan kazazedelerde bu yöntem uygulanmaz.
  • Solunum normale döndüğünde kazazede yan yatış pozisyonuna alınır.

 

Silvester Yöntemi (Göğüsten Bastırma)

Göğüs veya karın bölgesinde açık veya kapalı yarası olan kazazedeye uygulanır. Bir başka ifadeyle yüz üstü yatamayacak durumda olan yaralılara uygulanır.

  • Kazazede sırt üstü yatırılır.
  • Yastık türü bir malzemeyle sırtı desteklenir, baş yana çevrilir.
  • İlk yardımcı kazazedenin baş bölgesinde iki dizi yerde olacak şekilde çöker.
  • Kolları göğüs bölgesinde birleştirip 1 – 2 cm derinlik kazandıracak şekilde 1 – 2 defa aşağıya doğru bastırıp bırakır.
  • Sonra kolları geriye doğru çekerek dirsekleri aşağı doğru bastırıp akciğerlerin genişlemesini sağlar. Bu hareketler ritmik olarak dakikada 15 – 20 kez tekrar edilir. Her iki hareket de 5 saniyede tamamlanır.

 

Airway (Hava Yolu Hortumu) Uygulaması

Kazazedenin soluk yolunun tıkanmasını önlemek önemlidir. Bu durumda en çok başvurulan pozisyonlardan birisi sabit yan yatış pozisyonudur. Sabit yan yatış pozisyonunda kazazedenin bilinci yerinde değilse hava (soluk) yolu yortumu uygulanır. Böylelikle dilin geriye gidip soluk yolunu tıkaması (airway) önlenir.

Kalp Masajı

Kalp Durmasının Sonuçları ve Önemi

 

Kalp dolaşım sisteminin merkezidir. Yetişkin bir insanın kalbi istirahat halindeyken, yani dinlenirken, dakikada 60 – 100 defa arası kasılıp gevşeyerek vücuda kan pompalar. Bebeklerde kalbin atım ritmi 100 – 140 seviyelerinde gerçekleşir.

  • Kalp bu atım ritimleriyle çalışırken vücudun beslenmesini sağlar. Aynı zamanda atık maddelerin vücuttan toplanıp atılmasına yardımcı olur.
  • Kalp durduğu zaman vücuttaki kan dolaşımı da durmuş olacak ve vücut beslenemeyecek doku ve hücreler görevlerini yerine getiremeyecektir. Erken müdahale yapılmaz ise ölüm meydana gelecektir.

Kalp Durmasında Belirtiler

  • Nabız hissedilmez. (Yatan bir hastada nabız en kolay boyundan alınır.)
  • Refleksler kaybolur.
  • Vücut soğur.
  • Kalp sesi duyulmaz.
  • Göz bebekleri büyür.
  • Bilinç kaybolur.
  • Deri kül rengine döner, morarır.
  • Çoğunlukla solunum da durmuştur.

Kalp Masajı Tekniği

Kalp masajının etkili olabilmesi için kalbin durmasından sonraki ilk 5 dakika içerinde masaja başlanmış olmalıdır. Beş dakikadan sonraki sürelerde yapılankalp masajları çoğunlukla etkili olmamaktadır.

  • Çalışan kalbe masaj yapılmaz.
  • Kalp masajı yapmak için kalbin durmuş olduğundan emin olmalıyız. (Nabız kontrol edilir.)
  • Kalp masajı uygulaması ile organlara kanın gitmesini sağlamış oluyoruz.

Kalp Masajı Uygulaması

  • Kazazede düz ve sert bir zemine sırt üstü yatırılır.
  • İlk yardımcı kazazedenin yan tarafında diz üstü durur.
  • Kalp masajı göğüs kemiğinin 1/3’lük alt bölgesine uygulanacağından ilk yardımcı dirseklerini kırmadan, omuzlardan kuvvet bindirmek üzere elinin topuğunu göğüs kemiğinin 1/3’lük göğüs bölgesine yerleştirir, diğer elini de öbür elin üzerine koyarak parmaklar vücuda değmeyecek şekilde aşağı doğru 5 – 7 cm (yetişkinlerde) bastırıp bırakır. Bu işlem dakikada 60 – 80 kez tekrar edilir.
  • Çocuklarda 100 – 120 kez arası (2 – 4 cm)
  • Bebeklerde 100 – 140 kez arası olacak şekilde parmakla basınç uygulanır. Bebeklerde bu basınç 1 – 3 cm arası olmalıdır.
  • Kalp masajı en fazla 5 dakika sürdürülür.

Kalp Masajı ve Suni Solunumun Birlikte Uygulanması

Kazazedenin hem kalbi hem de solunumu durmuş ise ilk yardımcı sayısına göre şu şekilde uygulama yapılır:

İlk yardımcı tek kişi ise 2 suni solunum 30 kalp masajı, ilk yardımcı iki kişiyse de 2 suni solunum 30 kalp masajı uygulanır. Daha önceki müfredatta iki kişiden oluşan yardımcıların uygulayacağı oranlar 1 suni solunuma 5 kalp masajı şeklindeydi.

Bayılma ve İlk Yardım

Bayılmanın Tanımı

Herhangi bir sebepten dolayı beynin bir an kansız kalması sonucu görülen geçici bilinç kaybına “bayılma” denir. Bayılmada ilk önce etkilenen sistem hareket sistemidir.

Bayılma Nedenleri

  • Kansızlık
  • Kan basıncının düşmesi
  • Korku heyecan
  • Beklenmedik olaylar
  • Su – tuz kaybı
  • Ateşli hastalık
  • Açlığın kan şekerin düşürmesi
  • Kan kaybı
  • Ağrı
  • Yoğun stres
  • Zehirlenme

Bayılmanın Belirtileri

  • Yüzün solması
  • Nabızda düzensizlik
  • Kusma, bulantı
  • Kasların gevşemesi
  • Baş dönmesi, göz kararması
  • Yüzeysel solunum
  • Bilinç kaybı
  • Soğuk terleme

Bayılmada İlk Yardım

  • Bayılmanın sebebi ortadan kaldırılır.
  • Hava alması sağlanır.
  • Şok pozisyonuna alınır. (Sırt üstü yatış, ayaklar 25 derece açıyla yukarı kaldırılır, baş yana dönük, üstü örtülü)
  • Vücut ısısı korunur. (Sıcak tutulur)
  • Duyu organları uyarılır.
  • Sıkan giysiler gevşetilir.
  • Takma diş varsa çıkarılır.
  • Yüze, başa soğuk uygulanır.
  • Tokat atılmaz.
  • Buna rağmen kazazede ayılamıyorsa hemen sağlık kuruluşuna sevk edilir.

Şok ve İlk Yardım

Şokun Tanımı

Çeşitli nedenlerle oluşan dolaşım yetmezliğine bağlı olarak ortaya çıkan bilinç kaybına “şok” denir. Şok sürecinde ilk etkilenen organ beyindir. Şoka karşı önlem alınmazsa yaşam tehdidi oluşur.

Şokun Nedenleri

  • Kalp krizi
  • Aşırı kan kaybı
  • Yüksek ateş
  • Zehirlenmeler
  • Şiddetli enfeksiyonlar
  • Aşırı stres
  • Şiddetli ağrı
  • Aşırı su ve tuz kaybı
  • Geniş alanlı yanıklar
  • Elektrik çarpmaları
  • Beklenmedik olaylar

Şokun Belirtileri

  • Düzensiz nabız
  • Bulantı – kusma
  • Yaşamsal fonksiyonlarda azalma
  • Derin ve yüzeysel solunum
  • Uyaranlara yanıt vermeme
  • Vücutta hızlı ısı kaybı
  • Huzursuzluk – endişe
  • Solgun deri
  • Boş bakışlar

Şokta İlk Yardım

  • Öncelikle şoka neden olan etken ortadan kaldırılır.
  • Şok pozisyonuna alınır. (Sırt üstü yatış, ayaklar 25 derece açıyla yukarı kaldırılır, baş yana dönük, üstü örtülü)
  • Solunum rahatlatılır.
  • Kanama varsa durdurulur.
  • Bilincin açık olması için uyarılır.
  • Gerekirse hastaneye götürmek için gerekli önlemler alınır.

 

Koma ve İlk Yardım

Komanın Tanımı

Şiddetli travmalar sonucunda bütün duyu organlarının işlevsiz kalmasıyla ve uyaranlara tepki vermeyecek düzeyde oluşan derin bilinç kaybına “koma” denir.

Komanın Nedenleri

Bayılma veya şoka girmeye neden olan etkenlerin şiddetini arttırmasıyla ortaya çıkabileceği gibi aşağıdaki sebeplerden de koma görülebilir:

  • Elektrik çarpmaları
  • Baş – beyin bölgesinde oluşan şiddetli travmalar
  • Şiddetli psikolojik etkilenmeler
  • Aşırı alkol alımları
  • Şiddetli zehirlenme
  • Alerjiler
  • Suda boğulma
  • Hastalıklar
  • Güneş çarpması, sıcak vurması
  • Donma

Komanın Belirtileri

  • Derin uyku – bilinçsizlik
  • Uyaranlara tepki vermemek
  • Hırıltılı – derin solumalar

Komada İlk Yardım

  • Komaya neden olan etken ortadan kaldırılır.
  • Soluk yolu açık tutulur. Gerekirse hava yolu hortumu uygulanır.
  • Yan yatış pozisyonuna alınır.
  • Üzeri örtülerek vücut ısısı korunur.
  • Bir şey yedirilip içirilmez.
  • Uygun pozisyonda sevk edilir.

Trafik Kazaları ve Yaralanmalar

Yara ve Türleri

Yaranın Tanımı

Çeşitli nedenlerle deri ve deri altı dokularının bütünlüğünün bozulmasına “yara” denir.

Yara Türleri

  • Ezik yara (trafik kazalarında en sık görülen yara türüdür.)
  • Batıcı – delici yara
  • Kesik yaralar
  • Ateşli silahların açtığı yaralar, hayvan ısırmaları ve sokmaları sonucu oluşan yaralar, yanık yaraları vb.

 

Yaralanmalarda İlk Yardım Uygulamaları

  • Yara dış etkenlere karşı korunur.
  • Öncelikle kanama durdurulur. Şoka karşı önlem alınır.
  • Mümkün olduğunca yaranın merkezine dokunmadan yaranın etrafındaki kan vb. atıklar temizlenir.
  • Tampon işlevi görecek nitelikte steril yara bezi yaranın üstüne konur. Sargı beziyle bağlanır ve kazazede hastaneye sevk edilir.
  • Yaranın üstüne rivanol, tendürdiyot gibi kimyasallar dökülmez. Aynı şekilde yara tozu, tütün, pamuk gibi maddeler yara ile temas ettirilmez.
  • Yaralı, uygun pozisyonda istirahata alınır ve hastaneye sevk edilir.
  • Organ kopması meydana gelmişse kopan organ soğuk su veya buz konmuş iki kabın arasına temiz bir beze sarılı şekilde bağlanarak hastaneye gönderilir. Kopan organ suyla temas ettirilmez.

 

Kanamaların Durdurulması ve Kanama Çeşitleri

Kanama: Kanın herhangi bir nedenle damar dışına akmasına “kanama” denir. İnsanın vücut ağırlığının 1/13’ü kandır. Bunun 1/5’inin kaybı halinde insan yaşamı tehlikeye girer.

Kanama Çeşitleri

Kanamalar bölgesel olarak ikiye ayrılır:

1. İç Kanama: İç organların herhangi bir sebepten dolayı kanamasına denir.

1. Dış Kanama: Damar kanamalarıdır. Dış kanamalar damar çeşidine göre üçe ayrılır:

a) Atardamar Kanaması: Kanama kesik kesik fışkırma biçiminde şiddetlidir. Kanın rengi açık kırmızıdır. Kısa sürede çok fazla kan kaybına neden olduğu için en tehlikeli kanamadır.

b) Toplardamar Kanaması: Normal akma biçiminde, kanın rengi koyu kırmızıdır. Sonuçları itibariyle atardamarın yarattığı sonuçları doğurur.

c) Kılcaldamar Kanaması: İnce damar yapıları olduğundan kan akışı sızma biçiminde, kanın rengi normal kırmızılıktadır. Hayati tehlike yaratmaz. Kendiliğinden durur.

Geçici Kanama Durdurma Yöntemleri

Kanayan Yere Parmakla veya Elle Basınç Uygulaması

Kanamanın şiddetini ve kan kaybını azaltmak için yapılması gereken ilk iş kanayan yere parmakla veya elle basınç uygulamaktır.

Basınç Noktalarında Damarı Sıkıştırmak (Damara Basınç Uygulamak)

Kan taşıyıcı damarlar vücudumuzun bazı bölgelerinde tene yakın geçiş yaparlar. Bu noktalar basınca tabi tutulduğunda kanamakta olan bölgeye kan akışı azalır. Bu basınç sürdürüldüğü takdirde kanama durur.

  • Baş bölgesindeki kanamalarda kulak önündeki şakak noktasına
  • Yüz bölgesindeki kanamalarda kanamanın olduğu taraftaki alt çene kemiğinin alt kenar ortasına
  • Omuz veya boyundaki kanamada köprücük kemiğinin iç alt kısmına
  • El veya koldaki kanamada koltuk altına yakın nabız alınan bölgeye
  • Ayak ve bacaktaki kanamalarda kasık bölgesinin 1/3 iç kısmına yumrukla basınç uygulanır.

Kanayan Bölgeyi Kalpten Yukarıda Tutmak

Kanayan yer kalpten yukarıda tutulursa kanayan yere kan gitmesi engellenir ve kanama önce yavaşlar, kalpten yukarıda tutma işlemi sürdürülürse bir sonra kanama tamamen durur. Bacak ve kol kanamalarında bu yöntem kullanılabilir.

Basınçlı Sargı Uygulama

Kanayan yaranın üzerine ilk etapta çok fazla sıkmadan tampon işlevi görecek nitelikte bir yara bezi konur ve sargı beziyle 1 – 2 tur sarılır, ikinci bir yara bezi rulo yapılıp sarılı sargı bezi üzerine konduktan sonra 3 – 4 tur yaranın üzerinden geçilir ve bağlanır. Sargı bezi çok sıkı sarılarak aşağıya kan gitmesi engellenmemelidir.

Turnike Uygulama

En etkili geçici kanama durdurma yöntemidir. Eşarp, mendil, kravat, elastik bandaj, çorap, kemer ve gömlek kolu gibi bir malzeme turnike olarak kullanılabilir.

Turnikenin uygulanacağı bölgeler üst kol ve üst bacak gibi tek kemikli vücut bölgeleridir. Turnike kemik üzerinden uygulanarak damar, deriyle kemik arasına sıkıştırılır.

  • Turnike bir bükme çubuğu bağlanılarak çevrilir.
  • Turnike kanamakta olan bölgede kanama duruncaya kadar sıkılaştırılır.
  • En fazla 2 saat bağlı kalabilir.
  • Bu 2 saat zaman dilimi boyunca turnike ilk 1. saatte 20 daikada bir 5 – 10 saniye gevşetilerek aşağıya kan gidişi sağlanır. 2 saat zaman diliminde gevşetme 10 dakikada bir yapılır.
  • Kazazede aşırı miktarda kan kaybetmişse gevşetme işlemi yapılmaz.
  • İnce ip, sicim, kablo gibi malzemeler turnike olarak kullanılmaz.

Burun Kanaması

  • Burnu kanıyan kişi oturtulur.
  • Burun kemiğinin bittiği noktadaki burun kapakları parmakla en az 5 dakika sıkılır.
  • Enseye ve burun üzerine buz uygulamak kanamayı daha etkili şekilde durdurur.
  • Gerektiğinde tampon uygulanır.
  • Kanama durmuyorsa hastaneye sevk edilir.

Önemli Organ Yaralanmaları

Baş Bölgesi Yaralanmaları

Kazalarda baş bölgesine gelen darbelenlere bağlı olarak abzen hafif, bazen kafatasını içeriye çökmüş olabileceği şekilde ağır yaralanmalar görülebilir. Beyin sarsıntısı veya beyin kanaması şeklinde yaralanmalar da meydana gelmiş olabilir.

Baş Bölgesi Yaralanmaları Belirtileri

  • Başta yara, kanama veya şişlik
  • Baş ağrısı – baş dönmesi
  • Mide bulantısı – kusma
  • Düzensiz nabız
  • Hırıltılı derin solunum
  • Bilinç kaybı
  • Tam veya yarım felç hali
  • Göz bebekleri büyüklüğünde farklılık
  • Kulak veya burundan kan gelmesi

 

Baş Bölgesi Yaralanmalarında İlk Yardım

  • Kulak veya burundan kan geliyorsa, kazazede kanamakta olan kulak alta gelecek şekilde yan yatırılır. (Kulağın altına tampon konulur.)
  • Soluk yolu açık tutulur.
  • Açık yara varsa kapatılır.
  • Baştan aşağısı örtüyle örtülerek vücut ısısı korunur, başa soğuk uygulanır.
  • Batan cisimler çıkarılmaz.
  • En kısa sürede kazazede hastanaye sevk edilerek 12 – 24 saat hekim gözetiminde tutulur.

Göğüs Bölgesi Yaralanmaları

Göğüs bölgesinde açık yara olabileceği gibi içerde akciğerin herhangi bir sebepten kanaması (iç kanama) söz konusu olabilir.

Göğüs Bölgesi Yaralanmaları Belirtileri

  • Akciğer iç kanamasında ağızdan köpüklü kan akar.
  • Açık yaralanmada ise yara, kanama ve ağrı vardır.
  • Şok söz konusu olabilir.
  • Kaburga kırığından dolayı batma hissi.
  • Zayıf, yüzeysel solunum.

Göğüs Bölgesi Yaralanmalarında İlk Yardım

  • Kapalı göğüs yarası (iç kanama) varsa yaralı bölgeye soğuk uygulanır.
  • Kaburga kırığı varsa kırık tespit edilir.
  • Batan cisim çıkarılmaz.
  • Açık yara varsa yara temiz bezle kapatılarak hava girişi engellenir.
  • Oturuş veya yarı oturuş pozisyonunda hastaneye sevk edilir.

Karın Bölgesi Yaralanmaları

Kazalarda herhangi bir sebepten dolayı karın bölgesinde kapalı veya açık karın yaralanmaları meydana gelebilir.

Kapalı Karın Yaralanmalarında Belirtiler

  • Karın bölgesinin genelinde morluk, sertlik ve şişlik
  • Bulantı, kusma
  • Dışarıya açılan organlardan kan gelmesi (mide kanamasında, ağızdan kahve telvesi kıvamında kan akışı)
  • Ağız kuruması, susuzluk hissi
  • Şok

Kapalı Karın Yaralanmalarında İlk Yardım

  • Kazazede sırt üstü yatırılır.
  • Yaralı bölge başta olmak üzere karın bölgesinin geneline soğuk uygulanır.
  • Baş yana dönük tutulur. (Kusmaya karşı önlem)
  • Şok önlenir.
  • Hastaneye sevk edilir.

Açık Karın Yaralanmalarında Belirtiler

  • Karın bölgesinde vücut eksenine paralel ya da vücut eksenine dik gelecek şekilde açık yaralanmalar görülür.
  • Açık yaradan organlar dışarı çıkmış olabilir.
  • Yaralanmaya sebep olan nesne batılı vaziyette olabilir.

Açık Karın Yaralanmalarında İlk Yardım

  • Kazazede sırt üstü yatırılır.
  • Yara vücut eksenine paralel (boylamasına) ise ayaklar gergin vaziyette uzatılır ve yara kenarları birbirine yaklaştırılarak temiz bir bezle kapatılır.
  • Yara vücut eksenine dik ise (enine) ayaklar dizden kırık, karna doğru çekik hale getirilir, yara kenarları birbirine yaklaştırılarak temiz bir bezle kapatılır.
  • Dışarı çıkmış organlar varsa organlar içeri sokulmaz, üzeri temiz bir ıslak bezle örtülür.
  • Bir şey yedirilip içirilmez.
  • Hastaneye sevk edilir.

Tanımlar

Kırık: Darbe, düşme veya sıkışma gibi durumlarda kemik dokusunda bütünlüğün bozulmasına “kırık” denir. Genel olarak açık veya kapalı kırık olmak üzere ikiye ayrılır.

Çıkık: Aşırı yük bindirmeleri veya zorlamalar sonucunda eklemlerin birleştikleri yerden ayrılmasına “çıkık” denir. Bütün oynar eklemli vücut bölgelerinde çıkık meydana gelebilir.

Burkulma: Vücudun oynar eklem bölgelerinde aşırı zorlamalar sonucu eklemi birleştiren bağların zedelenmesine “burkulma” denir.

Kırık Belirtileri

  • Şişme, morarma
  • Şekil bozukluğu
  • Şiddetli ağrı
  • Hareketsizlik
  • Hassasiyet
  • Kırık kemik ucu dışarı çıkmış olabilir (kanama)
  • Şok

Çıkık Belirtileri

  • Şişme, morarma
  • Simetrik bozukluk
  • Hareketsizlik
  • Ağrı
  • Şok

Burkulma Belirtileri

  • Şişme, morarma
  • Ağrı
  • Eklemi kullanamama
  • Hassasiyet

 

Kırıklarda İlk Yardım

  • Gereksiz hareketlerden kaçınılır.
  • Kırık bölge aniden kaldırılıp indirilme ve çekme işlemine tabi tutulmaz.
  • Kırık bölge tespit edilir.
  • Tespit: Kırık bölgenin hareketsiz hale getirilmesi işlemidir. Tespit işlemi yapılırken atel kullanılır.
  • Atel: Kırık bölgenin tespitini (hareketsizliğini) sağlayan sert malzemelerdir.
  • Tespit Araçları: Tahta ateller, dal parçaları, mukavvalar, karton, gazete, alçı atelleri, tel atelleri, ince rulo sargı ve üçgen sargı gibi malzemeler tespit aracı olarak kullanılır.

 

Köprücük Kemiği Kırıklarında İlk Yardım

  • Köprücük kemiği her iki omzun ön kısmında yer alır.
  • Köprücük kemiği kırıklıklarında omuzlar tespit edilir.
  • Tespit işleminde ince rulo sargı kullanılır. İnce rulo sargılar her iki koltuk altından geçirilerek arkadan bağlanır.
  • Kırık köprücük kemiğinin bulunduğu taraftaki kol 90 derece açıyla üçgen sargı kullanılarak boyna bağlanır.
  • Kazazede oturuş pozisyonunda hastaneye sevk edilir.

 

Kol Kırıklarında İlk Yardım

  • İster ön kol olsun ister üst kol olsun uygulama aynıdır.
  • Kol kırıklarında tespit çalışması yapılırken en ideal tespit aracı tahta ateldir.
  • Tahta atelin bulunamadığı durumlarda dal parçası, mukavva, karton, dosya, bez parçası vb. malzemeler kullanılır.
  • Kol üçgen sargı kullanılarak 90 derece açıyla boyna bağlanır.
  • Kazazede oturuş pozisyonunda hastaneye sevk edilir.

 

Kaburga Kemiği Kırıklarında İlk Yardım

  • Kırık kaburganın akciğere batma riski olduğundan dolayı kazazede nefes verdirilip üçgen sargı kullanılarak kırık kaburga tespit edilir.
  • Geniş üçgen sargının (100 x 100 x 150 cm ebadında) geniş tarafı kırık kaburganın bulunduğu bölgeye gelecek şekilde sarılır ve karşı taraftaki koltuk altından bağlanır.
  • Birden fazla kırık şüphesi varsa en az 3 üçgen sargı kullanılır.
  • Kırık kaburganın bulunduğu taraftaki kol 45 derece ile göğse bağlanır.
  • Kazazede oturuş pozisyonunda hastaneye sevk edilir.

 

Omurga Kırıklarında İlk Yardım

  • Boyun, sırt ve bel bölgesini oluşturan omurga ekseninde meydana gelen travmalar kazazedeyi kısmi veya tamamen felc bırakabilir.
  • Kazazede uzun atelle tespit edilmelidir.
  • Düz satıhlı bir tahta veya bir sedye en uygun tespit aracıdır.
  • Kazazedenin boyun omur bölgesinde hasar şüphesi varsa bu tür kazazedeler gerek araçtan çıkarılırken gerek hastaneye sevk edilirken boynuna kask uygulanmalıdır. Orijinal bir boyun kaskı temin etmek zor olabilir. Bunun yerine bir giysi, bir kumaş parçası, havlu veya kaşkol türü bir malzeme rulo yapılıp boyna sarılmalıdır.
  • Kazazede kesinlikle sedye ile sırt üstü yatış pozisyonunda hastaneye sevk edilir.

Bacak Kemiği Kırıklarında İlk Yardım

  • Kırık ayak ile diz arasında ise atelin boyu topuktan kalça hizasına kadar olmalıdır.
  • Kırık diz ile kalça arasında ise atelin boyu topuktan bel hizasına kadar olmalıdır.
  • Uygun bir tespit aracının bulunmadığı durumlarda bir bacak kırık diğer bacak sağlam ise iki bacak arasına yumuşak malzemeler konur ve iki bacak birbirine bağlanarak tespit edilir.

 

Çıkıklarda İlk Yardım

  • Çıkık yerine yerleştirilmez, kırıklarda olduğu gibi çıkık bölge tespit edilir.
  • Çıkık bölgeye soğuk uygulanır.
  • Çıkık bölge kalpten yukarda tutulmalıdır.
  • Vücut ısısı korunur.
  • Uygun pozisyonda hastaneye sevk edilir.

 

Burkulmalarda İlk Yardım

  • Burkulan vücut bölgesi hareket ettirilmez.
  • Elastiki bandaj uygulanır.
  • Kalpten yukarıda tutularak 15 – 20 dakika boyunca soğuk uygulaması yapılır, sonra kalp seviyesine indirilir, havlu veya benzer bir malzemeye sarılarak sıcak tutulur.

Araç Yangınları

Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre motosiklet, motorlu bisiklet ve traktör dışındaki tüm araçlarda söndürme cihazı bulundurmak zorunludur. Söndürme cihazı sürücünün kolayca ulaşabileceği bir yerde bulundurulmalıdır.

Araç Yangınlarında Müdahale Yöntemi

  • Kaza yapan araçlarda yangın çıkma ihtimali göz önünde bulundurularak aracın kontağı kapatılır.
  • Akü kutup başları sökülür, araçlar sabitleştirilir.
  • Araçta yangın başlamış ise insanlar çevreden uzaklaştırılır.
  • Motor bölümünde başlayan bir yangın var ise önce aracın altı soğutulur sonra ön tarafı (pancur), daha sonra da kaput açılarak motor bölümündeki alevlerin üzerine soğutma işlemi sürdürülür.

 

Yanık Yaraları

Yanık: Isı kaynaklarının ısılarına maruz kalındığı zaman oluşan yara türlerine yanık denir. Yanıklar iki şekilde derecelendirilir:

Yüzeysel Derecelendirme

İnsan vücudunun %20’si veya daha fazlasının yanması halinde hayati tehlike başlar. Bebeklerde bu oran %10 düzeyindedir.

Derinlemesine Derecelendirme

a) Birinci Derece Yanık: Güneş yanığı örnek verilebilir. Deride kızarıklık, gerginlik ve ağrının olduğu, deri bütünlüğünün bozulmadığı, iz bırakmadan iyileşen yanık türüdür.

b) İkinci Derece Yanık: Kaynar su, kızgın yağ dökümesi sonucu oluşan yanıklar örnek verilebilir.

  • Deri bütünlüğü bozulmuştur.
  • Üst ve orta deri tabakası yanmıştır.
  • Bül (su kabarcıkları)
  • Yoğun ağrı
  • Deride kızarıklık, gerginlik
  • İz bırakarak iyileşebilen yanık türüdür.

 

c) Üçüncü Derece Yanık: Yüksek ısılara maruz kalındığı zaman oluşan yanıklardır. Deri ile beraber deri altındaki kasların, damarların, sinirlerin hatta kemiklerin de yanmış olduğu, çok fazla doku kaybının ve sıvı kaybının yaşandığı en tehlikeli yanık türüdür.

Yanıklarda İlk Yardım

  • Kazazede yangın yerinden uzaklaştırılır.
  • Üzerinde sönmemiş alevler varsa üzeri bütün bir örtüyle örtülerek alevlerin sönmesi sağlanır.
  • Yanık elbiseler çıkarılır.
  • Yanık yerin üzerine ıslak, temiz örtü örtülür.
  • Hastaneye gidinceye kadar hem yanık yarasının üzerine hem de çevresine soğuk uygulaması yapılır.
  • Yanık yarasının üzerine diş macunu, yoğurt vb. gibi malzemeler sürülmez.
  • Kimyasal madde dökülerek yanık meydana gelmiş ise kimyasal maddenin temas ettiği vücut bölgesi 15 – 20 dakika boyunca tazyikli suyla temizlenmeye çalışılır. Ovma işlemi yapılmaz.

Sağlık Koşulları

Görme Yeterliliği

Tek gözü görmeyip diğer gözü tam görenler A1 – A2 – B – F sınıfı sürücü belgesi alabilirler ve aşağıda listelenen şartlara uymalıdırlar.

  • Ticari araç kullanamazlar.
  • Her yıl sağlık raporunu yenilemek zorundadırlar. Görme kayıpları olmamalıdır.
  • Gece araç kullanamazlar
  • Kullandıkları aracın arka camına tek gözünün gördüğünü belirten işaret yapıştırmak zorundadırlar.
  • Azami hızları şehir içinde 50, yerleşim alanı dışında araç kullanma hızları normal hızdan 10 km daha az olmalıdır.

C – D – E – G sınıfı sürücü belgesi alacak olanların bir gözü tam, diğer gözü en az %60 oranında görebilmelidir.

Gece körlüğü olanlar gün doğumundan 1 saat önce ve gün batımından 1 saat sonraki zaman dilimi içerisinde araç kullanabilirler.

Renk körlüğü olanlar sürücü belgesi alabilir.

Gözlük veya lensle araç kullanılabilir. Doktor tarafından önerilmişse sürücü belgesine yazılır.

İşitme Yeterliliği

Bütün sürücülerde bir kulak tam, diğer kulak en az %50 işitebilmelidir. Ancak özel araç kullanacak olup işitmesi yetersiz olanlar işitme çihazı kullanarak araç kullanabilirler. Bunlar B – F sınıfı sürücü belgesi alabilir. Ticari araç kullanamazlar.

Ortopedik Özellik Yeterliliği

  • Baş ve boyun dönme hareketlerinde %50, bel dönme hareketlerinde %75’den fazla engellenme olmamalıdır.
  • Uzuv eksikliği özel araçlarda, özel birtakım donanımlar takılarak tamamlanıyorsa bunlara H sınıfı sürücü belgesi verilir. Felçli olanların diğer sağlık yeterlilikleri uygunsa H sınıfı sürücü belgesi alarak sürücü olabilirler.

Genel ve Ruhsal Sağlık Yeterliliği

  • İleri derecede kalp yetmezliği olmamalıdır.
  • Nöbet getiren hastalıklar (sara – sinir krizi) olmamalıdır.
  • Yüksek tansiyon hastası olanlar C – D – E – G sürücü belgesi alamazlar.
  • Şeker hastalığı ağır seyredenler srüücü belgesi alamazlar; ancak şeker hastalığı kontrol altındaysa alabilir.
  • Psikolojik yetersizliği (akıl hastalığı, zekâ geriliği, bunama vb.) olanlar sürücü olamazlar.
  • Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı olanlar srüücü belgesi alamazlar.

 

Alkol ve Sürücülük

  • Alkol kaza sebebidir.
  • Alkol kanın oksijen taşıma özelliğini bozarak duyu sistemleri ile ilgili algı bozuklukları yaratır.
  • Denge, görme, işitme, tepki ve kas kontrolünde azalma meydana getirir.
  • Karayolları trafik kanununa göre özel araç kullananların 0.50 promili aşmamak koşulu ile bir miktar alkol almaları serbesttir; ancak en doğrusu hiç alkol almadan araç kullanmaktır. Alkoldeki serbestlik oranı ise ortalama 1 kadehtir. Daha fazlası kaza yapma riskini arttırır.

 

Emniyet Kemeri ve Koruyucu Başlık

Şehirlerarası ve şehir içi yolda sürücüler ve önde oturacan yolcular için emniyet kemeri takmak yasal bir zorunluluktur. Emniyet kemerinin takılması halinde meydana gelen bir kazada ölüm riski %40 – 60 oranında azalır. Motosiklet ve motorlu bisiklet kullananlar koruyucu başlık (kask) ve gözlük, arkasındaki yolcu ise sadece başlık kullanmak zorundadır.

Doku – Organ Bağışı ve Nakli

Herhangi bir insanın bir hastalık sonucu işlevini yitirmiş organlarının yerine bir başkasından sağlam organ veya dokunun nakledilmesi için izin verilmesine doku ve organ bağışı, bu amaçla yapılan tıbbi işlemlere de doku ve organ nakli denir.

Organ ve doku bağışının bir tıbbi bir de dinsel çerçevesi vardır. Tıbbi çerçeve itibariyle kan, böbrek, kalp, karaciğer, pankreas, kemik iliği, akciğer ve gözün kornea tabakası nakledilebilir.

  • En çok bağışlanan doku yapısı kandır.
  • Böbrek ise en çok bağışlanan organdır.
  • 18 yaşından büyük 65 yaşından küçük olanlar doku ve organlarını bağışlayabilir.
  • Çocuklarda aile izin verirse 2 yaşından sonra organ ve dokuları alınabilir.
  • Böbrek hastalıkları, şeker hastalığı, kanser, AIDS, sarılık, ağır iltihabi durumu olanlar organ bağışlayamazlar.
  • Herhangi bir beden karşılığı organ veya doku alınması, satılması ve reklâmı yasaktır.
  • Bundan çıkar sağlayanlara ağır para cezası ve 2 – 4 yıl hapis cezası verilir.

Dinsel boyutu itibariyle Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun almış olduğu karar çerçevesinde dinizime göre organ ve doku naklinin herhangi bir sakıncası yoktur.