Ehliyet Ders Notları – Motor ve Araç Tekniği

Aracın Tanımı

Motor, güç aktarma organları, fren sistemi, direksiyon sistemi, süspansiyon sistemi, elektrikli sistemler, tekerlekler, karoseri ve iç döşemenin birleşiminden araç meydana gelir.

Motorun Tanımı ve Çeşitleri

Motorun Tanımı

Yanma sonucu ortaya çıkan ısı enerjisini mekanik enerjiye çeviren makinelere motor denir.

Yakıtın Yanma Yerine Göre Sınıflandırılması

İçten Yanmalı Motorlar: Yakıtın silindirler içinde yakılmasıyla enerji üretilir. Günümüzdeki araç motorlarıdır.

Dıştan Yanmalı Motorlar: Yakıtın dışarıda yakılmasıyla enerji üretilir. Buhar türbinleri vb.

Zamanlarına Göre Motorlar

  • Dört zamanlı
  • İki zamanlı

Yakıt Sistemlerine Göre Motorlar

  • Benzin motorları (Yakıtları benzindir)
  • Dizel motorları (Yakıtları motorindir)
  • LPG’li motorlar (Yakıtları sıvı petrol gazıdır)

Yapım Özelliklerine Göre Motorlar

  • Sıra tipi
  • V tipi
  • Yatık (boksör) tipi
  • Yıldız tipi

Soğutma Sistemlerine Göre Motorlar

  • Su soğutmalı
  • Hava soğutmalı

Motorun Belli Başlı Parçaları

Sabit Parçalar

Silindir (Motor) Bloğu: Motorun ana gövdesini oluşturur. Üzerinde silindirleri ve bütün motor parçalarını bulundurur. Pistonlara ve krank miline yataklık yapar.

Silindir Kapağı: Silindirlerin üzerini kapatır. Üzerinde bujileri, supabları ve dizel motorlarında enjektörleri bulundurur.

Karter: Motor (silindir) bloğunun alt tarafını kapatır ve motor yağına depoluk eder.

Supap (Külbütör) Kapağı: Supap sistemini dış etkilerden, su ve pisliklerden korur, üzerinde yağ doldurma kapağını bulundurur.

Radyatör: Soğutma suyuna depoluk eder.

Karbüratör: Motor için gerekli olan yakıt – hava karışımını 1 / 15 (benzin / hava) oranında hazırlayarak silindirlere gönderir. Yeri emme manifoldunun üzeridir.

 

Hava Filtresi: Motora giren havayı temizler.

Manifoltlar: İki çeşittir.

Emme Manifoldu: Benzin – hava karışımı veya havayı silindirlere dağıtır.

Eksoz Manifoldu: Eksoz gazlarını toplayarak, eksoz borusu yoluyla dışarıya (atmosfere) atar.

Yağ Filtresi: Motorda yağlama yaparak kirlenen yağı temizler.

Endüksiyon (Ateşleme) Bobini: Akümülatörlerden aldığı doğru akımı (12 volt), 15 – 25 bin volta yükseltir.

 

Buji: Sıkıştırma zamanı sonunda yanma odasına sıkıştırılan yakıt – hava karışımını kıvılcımla ateşleyip yanmayı başlatır.

Regülatör (Konjektör): Alternatörün (şarj dinamosunun) ürettiği akımı ayarlar.

Hareketli Parçalar

Krank Mili: Piston kolları aracılığı ile pistonlardan alığdı doğrusal hareketi, dairesel harekete çevirir. Volanı ve volan üzerindeki motora ilk hareketi verdiğimiz volan dişlisinin üzerinde bulundurur.

Piston Kolu (Biyel): Pistondan aldığı hareketi krank miline iletir.

Yağ Pompası: Karterdeki yağı basınçlı olarak motorun yağlanacak parçalarına gönderir.

Yakıt Pompası (Benzin Otomotiği): Depodan aldığı yakıtı karbüratöre veya yakıt enjeksiyon pompasına gönderir.

Distribütör: Endüksiyon bobininden aldığı yüksek voltajı ateşleme sırasıyla bujilere gönderir. Motora gereken avansı verir.

Marş Motoru: Volan dişlisi aracılığı ile motora hareketi verir.

Alternatör (Şarj Dinamosu): Motor çalışırken krank milinden vantilatör kayışı aracılığı ile aldığı mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çevirir.

Su Pompası (Devirdaim): Radyatörden aldığı soğutma suyunu motor içindeki su kanallarına gönderir.

Enjeksiyon (Mazot) Pompası: Mazotu ateşleme (püskürtme) sırasıyla basınçlı olarak enjektörlere gönderir.

Kam (Eksantrik) Mili: Krank milinden hareket alarak supapları, distribütörü, yağ pompasını ve yakıt otomatiğini çalıştırır.

Subaplar: İki çeşittir:

Emme Subapı: Benzin motorlarında benzin – hava karışımının, dizel motorlarında havanın silindir içine girmesini sağlar.

Eksoz Supabı: Eksoz gazlarının silindir dışına atılmasını sağlar.

Dört Zamanlı Benzinli Motorların Çalışma Prensipleri

Alt Ölü Nokta: Pistonun silindir içindeki hareketiyle inebildiği en alt noktaya denir.

Üst Ölü Nokta: Pistonun silindir içindkei hareketiyle çıkabildiği en üst noktaya denir.

Zamanlarına göre motorlar iki ve dört zamanlı olarak yapılırlar. İki zamanlı motorlarda krank milinin her devrinde bir iş meydana gelir. Dört zamanlı motorlarda krank milinin iki devrinde bir iş meydana gelir.

 

Emme Zamanı

Emme subapı açılır, pistonun “üst ölü nokta”dan “alt ölü nokta”ya hareketiyle silindir içerisine yakıt – hava karışımı dolar.

Sıkıştırma Zamanı

Her iki supap da kapalıdır, pistonun “üst ölü nokta”ya doğru hareketiyle yakıt – hava karışımı sıkıştırılır.

İş (Ateşleme) Zamanı

Sıkıştırılan karışım buji kıvılcımı ile ateşlenir, yanma başlar ve açığa çıkan ısı ile piston “alt ölü nokta”ya doğru iletilerek iş yapılmış olur.

Eksoz Zamanı

Eksoz subapı açılır, pistonun “üst ölü nokta”ya doğru çıkmasıyla yanmış gazlar silindirin dışına atılır.

İki Zamanlı Motorların Çalışması

İki zamanlı motorlarda emme ve eksoz supapları yoktur. Supapların yerlerine, silindir duvarında açılmış emme ve eksoz portları bulunur. Pistonun “üst ölü noktası” ve “alt ölü noktası” arasında iki defa hareket etmesiyle Emme – Sıkıştırma – İş – Eksoz zamanları oluşur.

Aydınlatma ve İkaz Sistemi

Araçların gece ve gündüz trafiği aksatmadan seyretmelerini sağlayabilmek için aydınlatma ve ikaz sistemlerine ihtiyaç duyulmuştur.

Aydınlatma ve İkaz Sistemi Parçaları

  • Akü
  • Kontak anahtarı
  • Aydınlatma ve ikaz lamba düğmeleri
  • Sigorta
  • Lambalar
  • Flaşör
  • Fren ve geri vites müşürü

 

Aydınlatma ve İkaz Sistemi Çalışma Prensibi

Kontak anahtarı açıldığında, aküden elektrik akımı çıkar. Sigortadan geçerek lamba düğmesine gelir. Lamba düğmesi açıldığında lambalara gider ve şasinin devresini tamamlar.

Aydınlatma ve İkaz Sistemi Bakımı ve Basit Arızaları

Aynı devreye bağlı lambalar yanmıyorsa sigortaya veya lamba düğmesine bakılır. Bir kısmı yanmıyorsa, yanmayan lambanın ampülü patlamış, kablo bağlantıları çıkmış ve paslanmış olabilir.

Sinyal lambaları yanmıyorsa sigortaya, yanmayan lambaya, flaşöre veya lamba düğmesine bakılır. Sinyal lambalarının biri yanmıyorsa, gösterge panelindeki uyarı lambası çok sık yanıp sönmeye başlar.

Sigorta attı ise aynı amperde yeni sigorta ile değiştirilmelidir. Sigortaya hiçbir zaman sigara kâğıdı veya tel sarılmaz.

Aynı devreye bağlı lambalardan biri yanmıyorsa, yanmayan lambanın ampülü yanmış veya kablo bağlantıları yerinden çıkmış olabilir.

Farlardan biri sönük, diğeri normal şiddetle yanıyorsa sönük olan farın kablo bağlantıları oksitlenmiş veya gevşemiş olabilir. Farlarınbakımı yapılırken, far ayarının da yaptırılması gerekir. Uzun hüzme farlar yakıldığında 100 metre, kısa hüzme farlar yakıldığında ise 25 metreyi aydınlatması gerekir.

Araçla yola çıkmadan önce, bilhassa gece yolculuğunda aydınlatma sistemi kontrol edilmeli, far camları silinmelidir.

 

Gösterge Sistemi

Aracın ön paneli üzerine sürücünün kolay görebileceği yere konulmuştur. Göstergeler arıza meydana gelmeden önce veya arıza meydana geldiği sırada sürücüyü uyarmak, aracın sistemlerinin çalışması hakkında bilgi vermek amacıyla konulmuştur.

Araçta Bulunan Göstergeler

Kilometre Saati: Aracın seyrettiği hızı, kilometre veya mil üzerinden gösterir.

Motor Devir Saati: Motorun devir sayısını birim zamanda gösterir.

Günlük Kilometre Sayacı: Dışarıdan kumanda ile sıfırlanabilen ve seyredilen mesafeyi kontrol eden göstergedir.

Yağ Göstergesi: Motorun yağlama yapıp yapmadığını gösterir.

Sıcaklık (Hararet) Göstergesi: Motorun ısısını gösterir.

Yakıt Göstergesi: Depodaki yakıt miktarını gösterir.

Şarj Göstergesi: Alternatörün elektrik üretip üretmediğini gösterir.

Jikle Göstergesi: Jiklenin çekili olup olmadığını gösterir.

El Freni Göstergesi: El freninin çekili olup olmadığını gösterir.

Zaman Saati: Günlük saati gösterir.

Dörtlü Flaşör Göstergesi: Aracın ön ve arkalarında bulunan dört adet sinyal lambasının yanıp yanmadığını gösterir.

Sinyal Göstergesi: Aracın sağa veya sola dönüşlerinde verilen sinyalde, sinyal lambalarının yanıp yanmadığını gösterir.

Kısa ve Uzun Hüzme Göstergesi: Kısa ve uzun hüzmeli farların yanıp yanmadığını gösterir. Uzun farlar yakıldığında gösterge panelinde mavi, kısa farlarda ise yeşil lamba yanmaktadır.

Sis Lambası Göstergesi: Bazı araçlarda bulunan sis lambasının yanıp yanmadığını gösterir. Bütün göstergeler, uyarı durumu ortaya çıktığında sürekli yanar. Ancak dörtlü flaşör ve sinyal göstergeleri aralıklı yanıp söner.

Tanım

Motorun gücünü çekici tekerleklere aktaran sistemdir.

Volan, vites kutusu (şanzıman), kavrama (debriyaj), diferansiyel, şaft ve aks’tan oluşur.

 

Debriyaj (Kavrama) Sistemi

Araç ilk harekete geçerken, motorun hareketini tekerleklere ileterek sarsıntısız bir kalkış sağlamaya yarar. Bundan başka, araç hareket halindeyken, motorun hareketini motorda bırakarak vites değiştirme imkânı sağlamaya yarar.

Debriyaj Sistemi Parçaları

  • Volan
  • Debriyaj baskısı
  • Debriyaj balatası
  • Debriyaj bilyası
  • Debriyaj pedalı
  • Debriyaj çatalı

 

Debriyaj Sisteminin Çalışma Prensipleri

Motor çalışır durumdayken hareket volandan debriyaj balatasına geçer. Balatanın ortasında priz direk mili aracılığı ile vites kutusuna iletilir.

Debriyaj pedalına basıldığında ayırma çatalı bilyayı iterek baskının parmaklarını bastırır. Volanla debriyaj balatası birbirinden ayrılır. Motorun hareketi volanda kalır. Balataya hareket geçmediği için vites kutusuna hareket geçmez ve bu esnada vites değiştirilir.

Debriyaj Sistemi Bakımı ve Basit Arızaları

Araç vitese takıldıktan sonra debriyaj pedalına ayak sertçe çekilirse balatanın aşınmasına, aracın sartıntılı kalkmasına, motorun durmasına veya aktarma organlarının hasar görmesine sebep olur. Bunun için debriyaj pedalından ayak, sert bir şekilde çekilmemelidir.

Gereksiz yere ayak debriyaj pedalı üstünde alışkanlık haline getirilip bırakılırsa, debriyaj bilyası bozulur, balatası aşınır.

Debriyaj pedalına basıldığında, debriyaj balatası le volanın ayrıldığı noktaya ayrıma noktası, debriyajdan ayak çekildiğinde ise debriyaj balatası ile volanın kavraştığı noktaya ise kavrama noktası denir ve bunun ayarının yapılması gerekir.

Debriyaj balatasının sıyrılması, aşınması ve yağlanması durumunda motorun hareketi vites kutusuna tam iletilmez. Gaz pedalına ayak basıldığında motorun devri artar. Ancak aracın hızı motor devrine göre artmaz. Bu duruma “kavrama kaçırması” denir.

Debriyaj pedalına basıldığında, balata volandan ayrılmıyorsa, araç vitese geçmez, geçse bile sesli geçer.

 

Vites Kutusu (Şanzıman)

Motorla şaftın arasındaki irtibatı keserek motorun hareketini vites kutusunda bırakır. Buna “vitesin boşta olması” denir.

Yol ve trafik durumuna göre, araca uygun hız ve güç verir. Birinci vites kalkış vitesidir. Vites büyüdükçe güç düşer hız artar.

Bakımı ve Aracın Kullanma Kılavuzuna Göre Belli Kilometre Dolunca Yağının Değiştirilmesi

Vites kutusunun içinde çok sayıda dişli bulunur. Örneğin; araç beş vitesli ise beş tane vites dişlisi, grup dişlisi, geri vites dişlileri, viteslere takmakta kolaylık sağlayan sekrome, kilit tertibatı vs. bulunur. Bu dişlilerin çalışabilmesi için vites kutusunun içinde yağ bulunması gerekir. Aracın kullanma kılavuzuna göre belli kilometrelerde vites kutusunun yağına bakılmalı ve değiştirilmelidir. Genellikle vites kutularında 90w – 140w numra dişli yağı konulursa da aracın kullanma kılavuzunda yazan cinste yağ kullanılır. Şoför mahallinde kilometre saati çalışmıyorsa, kilometre dişlisi bozulmuş, kilometre teli kopmuş veya kilometre saati bozulmuş olabilir.

Vites geriye takıldığı zaman, aracın arkasındaki geri vites lambalarının yanmalarını sağlayan, vites kutusu üzerinde bulunan geri vites müşiri vardır. Geri vites lambaları yanmıyorsa, sigortası atmış, müşürü arızalanmış veya ampuller patlamış olabilir. Geri vites lambaları devamlı yanıyorsa müşir arızalanmıştır.

Araç, geri vitesine takılmıyorsa debriyaj pedalından ayak çekilir, yeniden basılır.

Aracın altına eğilip bakıldığında vites kutusunun ön ve arkasından yağ kaçağı olup olmadığı incelenir. Yağ kaçağı varsa ihmal edilmeden tamirciye götürülmelidir.

Şaft (Kardan Mili)

Vites kutusundan almış olduğu hareketi düzgün bir şekilde diferansiyele iletir.

Motoru önde bulunan ve önden çekişli olan araçlarda diferansiyel ve vites kutusu yan yana olduklarından şaft bulunmaz. Örneğin; Renault marka araçlar böyledir.

 

Diferansiyel

Şafttan gelen hareketi 90 derece kırarak akslar aracılığı ile tekerleklere iletir.

Virajlarda içteki tekerleğin daha az, dıştaki tekerleğin daha fazla devirde dönmesini sağlayarak aracı savrulmasını önler.

Diferansiyeli önde olan araçlara önden çekişli araç, arkada bulunan araçlarda ise arkadan itişli araç denir. Bazı araçlarda dört tekerlek de motordan hareket alır. Bunlara arazi tipi araçlar denir. Bu tip araçlarda iki diferansiyel ve iki şaft bulunur.

Bakımı ve Aracın Kullanma Kılavuzuna Göre Belli Kilometreler Dolunca Yağının Değiştirilmesi

İçerisinde bulunan dişlilerin aşınması nedeniyle oluşan boşluklar hareket iletimini güçleştirir. Diferansiyelden aşırı seslerin çıkmasına neden olur. Bu ses yüksek hızlarda ayak gaz pedalından çekildiği anda vınlama (ötme) şeklindedir. Ayak gaz pedalına basıldığı anda kesilir.

Diferansiyelin önünde bulunan yağ keçesine, kapağında yağ kaçağı olup olmadığına bakılmalıdır. Aracın kullanma kılavuzuna göre belli kilometre dolunca yağı değiştirilmeli ve yağ kontrolü yapılmalıdır. Genel olarka 90w – 140w numara dişli yağı kullanılsa da aracın koltuğunda hangi cins yağ yazıyorsa o kullanılmalıdır.

 

Akslar

Diferansiyelin hareketini tekerleklere iletir.

Aksla aks kovanı arasında bulunan aks keçesi aşındığında, diferansiyel yağı fren balatalarını yağlar. Aracın kampanaları söküldüğünde yağ sızıntısı olup olmadığına bakılmalı, varsa keçeler değiştirilmelidir.

Aracın ağırlığını üzerinde taşır, frenlemeyi sağlar.

Jant ve lastik olmak üzere iki kısımdan meydana gelir.

Jant: Lastiği üzerinde taşır, tekerleği kampanaya bağlar.

Lastik: Dış yüzeyi yüksek kaliteli kauçuktan yapılmıştır. Üzerinde diş veya tırnak denilen girinti ve çıkıntılar bulunur.

Lastik çeşitleri iç lastikli (şamyelli) ve iç lastiksiz (dubleks) olmak üzere iki türlüdür.

Lastiklerin ölçüleri inç veya mm olarak verilir. Ayrıca lastiğin tipi ölçülerinin yanında gösterilen harflerle tanımlanır.

 

Tekerlek ve Lastiklerin Bakımı ve Basit Arızaları

Lastik havaları tavsiye edilen değerde olmalıdır. Lastikleri uzun zaman kullanabilmek ve rahat hareket edebilmek için katalog değerinde şişirilmelidir. Aracın lastikleri her araca binişte gözle kontrol edilmelidir.

Tavsiye edilen değerden az şişirilmiş lastiklerde kenarlardan aşınma olur. Direksiyon zor döner, enerji kaybı fazla olur.

Tavsiye edilen değerden fazla şişirilmiş lastiklerde tabanın orta kısmından aşınma olur. Araçta zıplamalar hissedilir ve aracın kontrolü güçleşir.

Balanssızlık, lastiğin sağa, sola veya aşağı, yukarı titremesidir. Aracın direksiyon simidi yüksek hızlarda titremeye başlar. Buna bağlı olarak direksiyon hakimiyeti zorlaşır. Aracın bağlantı somunları gevşer. Ön takımın da kısa zamanda bozulmasına, lastiklerin anormal aşınmasına neden olur. Bu arıza, balans tezgâhı bulunan kişiler tarafından giderilir.

Araç lastikleri periyodik olarak 9000 – 10000 km dolunca yerleri değiştirilmelidir. Bütün lastiklerde aşıntının aynı olması bu şekilde sağlanabilir.

Hiçbir zaman tavsiye edilen ebadlı lastikten başka lastik kullanılmamalıdır. Bijonların temizliği yapılacaksa kuru bezle yapılmalıdır.

Lastikler ısındığı zaman içindeki hava basıncı artar. Araçta zıplamalar olur ve lastikler orta kısımdan daha önce aşınır. Hava basıncı ısıdan dolayı artmış ise, lastikde herhangi bir işlem yapılmaz. Lastik soğuyunca havasının basıncı normale inecektir. Kışın ve yazın lastik hava basınçları kontrol edilerek ayarlanması gerekir.

Aracın lastiklerinin havası lastikler soğukken ölçülür. Lastikler sık sık kontrol edilmeli diş aralarına giren taş vb. gibi yabancı maddeler çıkarılmalıdır.

Çekici tekerleklerin her ikisine de karlı havalarda kar lastiği veya patinaj zinciri takılmalıdır.

 

Tekerleğin Değiştirilmesi

Tekerlek herhangi bir nedenle değiştirilmek istendiğinde araçtan inmeden önce gerekli emniyet tedbirleri alınır. Motor durdurulur, el freni çekilir. Araç uygun vitese takılır. Yokuş aşağı ise geri vitese, yokuş yukarı ise birinci vitese takılır.

Yedek teker, kriko ve bijon anahtarı, değiştirilecek tekerin yanına getirilir.

Sağlam yedek teker, değiştirilecek tekerin yanından aracın altına konulur. Bunun sebebi kriko ile araç kaldırılırken krikodan araç düşecek olursa bu tekerin üzerine düşsün, başka tarafa zarar vermesin diyedir.

Jant kapağı varsa tekerden çıkartılır.

Bijon anahtarı ile bijon somunları, yarımşar tur karşılıklı olarak gevşetilir.

Kriko aracın uygun yerinden vurularak, araç, tekerin yerden temeası kesilinceye kadar kaldırılır.

Bijon somunları karşılıklı olarak sökülür. Teker alınıp aracın altına konulur. Aracın altındaki teker yerine takılır. Bijon somunları karşılıklı olarak önce elle, daha sonra bijon anahtarı ile sıkıştırılır.

Araç krikodan indirilir.

Aracın altındaki yedek çıkartılır.

Yeniden bijon somunları karşılıklı olarak iyice sıkıştırılır. Genellikle uzun yola çıkılacağı zaman bijon somunları kontrol edilmeli, gevşek ise sıkıştırılmalıdır.

Bir aracı istenilen tarafa yöneltmek için ön tekerleklerin sağa veya sola olan doğrultularını değiştirir. Sevk ve idaresini kontrol eder.

Ön Düzen Sisteminin Parçaları

Direksiyon simidi, direksiyon mili, direksiyon kutusu, rot ve rot başları olmak üzere başlıca dört unsurdan oluşur.

Havalı ve Hidrolik Direksiyonların Avantajları

Direksiyon simidini etkileyen kuvvetin, basınçlı hava yardımıyla tekerleklerin istenilen yöne manevra almasını sağlayan sistemdir.

Havalı direksiyonlar, hidrolik direksiyonlara oranla az kuvvetle döndürülür. Böylece havalı direksiyonlu araçlarda sürücü, araca daha kolay hakim olur.

Ön Düzen Sisteminin Bakımı ve Basit Arızaları

Direksiyon sisteminin bakımı yapılırken, direksiyon kutusunun yağı kontrol edilmelidir.

Aracın ön düzeninde kamber, kaster, king pim ve rot ayarları yapılır. Rot ayarı direksiyonun kumanda ettiği tekerleklerde yapılır. Rot ayarı bozuksa

  • Araç sağa ya da sola çeker.
  • Lastikler içten veya dıştan aşınır.
  • Direksiyon hakimiyeti zorlaşır.

Rot başlarındaki boşluk ve aşınma çarpma ile oluşur. Bu durumda rot başları yenisi ile değiştirilmelidir. Aksi halde direksiyon boşluğunun artmasına ve rot çıkmasına neden olacağından tekere kumanda gerçekleşmez.

Direksiyon simidindeki boşluk zamanla artar. Boşluğun artmasının nedeni direksiyon kutusunun içindeki dişlilerin aşınması, direksiyon kutusu ayarının bozulması, rot başlarının aşınmasıdır.

Aracın zaman zaman ön takımlarının kontrolünü yaparken, rot başlarına bakılmalı, aşınma olup olmadığı tespit edilmelidir.

Mekanik, hidrolik ve havalı sistemlerden oluşur. Yoldan gelecek vuruntu ve sallantıları üzerine alarak aracın rahat ve emniyetli bir şekilde kullanılmasını sağlar.

Parçaları yaylar ve amortisörlerdir.

Yaylar: Yoldan gelen titreşim ve darbeleri üzerine alan helezon veya yaprak yaydır. Zamanla yaylar sertliklerini kaybederler. Aracın bir tarafı diğer taraflara nazaran daha aşağıdadır. Bu durumda yay ya yeniden sertleştirilir veya yenisi ile değiştirilir.

Amortisörler: Enjeksiyon şırıngası biçiminde olup, içerisinde yağ bulunan kapalı bir sistemdir. Bir ucu aracın gövdesine, diğer ucu dingile veya tekerin salıncağına bağlıdır. Yaylardan gelen titreşimleri üzerine alarak, titreşimlerin motor veya araç kabinlerine yansımasını önler.

Amortisörlerde en çok görülen arıza yağ kaçırması ve bağlantı lastiklerinin aşınmasıdır. Bu gibi hallerde amortisör veya bağlantı lastikleri yenisi ile değiştirilir.

Görevi fren pedalına basma durumuna bağlı olarak, aracın hızını yavaşlatmak veya aracı durdurmaktır. Aynı zamanda bir görevi de duran aracı sabitlemektir.

Fren Sistemi Parçaları

  • Fren pedalı
  • Merkez pompası
  • Fren boruları
  • Tekerlek silindirleri
  • Fren balataları
  • Kampanalar

 

Fren Çeşitleri

Mekanik Fren (El Freni): Günümüzdeki araçlarda iki tip el freni kullanılmaktadır: Arka tekerleklere kumanda edilen çelik çubuk veya kaplu el freni sistemi.

Genellikle arka tekerleklere kumanda eden tip el frenleri kullanılmaktadır.

El frenini çalıştırmak için bir levye vardır. Buna el freni kolu da denir. Levye, çelik teller aracılığı ile arka frenlerin balatalarına kumanda eder. Şoför mahallindeki el freni levyesini çekince arka balatalar kampanaya yapışır ve frenleme gerçekleşir. El frenini bırakmak istendiğinde, el freni kolunun üzerindeki düğmeye parmakla basılır, hafifçe el freni çekilir ve bırakılır. El frenleri duran aracı park etmek için kullanılır. Ayak freninin tutmadığı tehlikeli durumlarda da kullanılabilir.

Hidrolik Fren: Frenleme sırasında fren pedalına basıldığında, fren merkez pompasındaki hidrolik yağı, pedala basma kuvvetini tekerlek silindirlerine iletir. Tekerlek silindirlerinin içerisinde bulunan pistonlar açılarak fren balataları kampanaya temas eder. Böylece aracın durması veya yavaşlaması sağlanmış olur.

Diskli Fren: Bu frende diğer fren sistemindeki kampana yerine diskin bulunmasıdır. Diskli fren sisteminin avantajlarından biri de diskin fazla ısınmamasıdır.

Havalı Fren: Bu sistemde basınçlı hava kullanılmak suretiyle frenleme sağlanmaktadır. Ağır hizmet tipi (otobüs, kamyon vb.) araçlarda kullanılmaktadır. Sürücü tarafında en az kuvvetin uygulanması ile en iyi frenlemeyi sağlayacak şekilde düzenlenmiştir.

Havalı Fren Sisteminin Elemanları

Hava Kompresörü: Fren sistemi için gerekli olan basınçlı havayı sağlar.

Regülatör: Kompresöre kumanda eder. Kompresör, regülatörün müsaade ettiği oranda havayı sıkıştırarak depolarına gönderir.

Hava Depoları: Kompresörün ürettiği basınçlı havayı depolamak için kullanılır. Depolarda su boşaltma musluğu bunulur. Sıkışan ve ısınan hava zamanla suya dönüşür. Sabahları bu muslukları açıp suyunun alınması gerekir.

Havalı fren sistemi bulunan bir aracın kullanılması gerektiğinde gösterge tablosundaki basınç saatine bakılır. Basınç yükselmemişse frenler tutmayacağı için araç hareket ettirilmez.

Fren Sisteminin Bakımı ve Basit Arızaları

Frenlerin tutmamasının nedenleri şunlardır:

  • Fren sisteminde hidrolik yağın eksilmesi veya kalmaması. Hidrolik fren sistemindeki hidrolik yağı deposu günlük bakımlarda kontrol edilir. Eksilmişse fren merkez pompasına, borulara ve tekerlek silindirlerine bakılır.
  • Fren sisteminde havanın bulunması
  • Fren balatalarının aşınması
  • Fren ayarlarının bozuk olması. Fren ayarları çok sıkı ise sürtünme sonucunda ısınarak yanar.

Hidrolik fren sistemindeki hidrolik deposunda hidrolik yağı kalmamışsa veya azalmışsa sistemin herhangi bir tarafında patlaklık vardır. Önce patlak olan kısım tamir edilir. Daha sonra hidrolik yağı tamamlanır. Sistemin havası alınır. Fren sisteminde hava varsa, fren pedalına basınca pedal çok yumuşak hiddesilir. Hidrowak (Westinghous) hortumu patlayıp da hava girmiş ise fren pedalı çok sertleşir.

Fren ayarları sıkı ise balatalar kampanaya sürterek ısınır ve yanar. Frenler tutmaz, fren ayarı sıkı olan bir araçta, el kampanaya değdirildiği zaman aşırı şekilde ısındığı hissedilir.

Fren ayarları gevşek ise frenler zayıf tutar.

Fren ayarları aynı olmazsa, frenleme esnasında araç bir tarafa çekme yapar.

Soğuk havalarda park ediltikten sonra el freni çekilmez. Çekilecek olursa, el freni çubukları donar ve kopar. Sonuçta fren balataları kampanaya yapışık kalır. Araç çalıştırıldığında hareket etmez. Bu nedenle çok soğuk havalarda el freninin kullanılması yerine araç uygun vitese takılır. Direksiyon uygun tarafa çevrilir.

El frenini bırakmadan hareket edilirse araç zorlanır. Bir müddet gittikten sonra, fren balataları yanar. Kokusundan fark edilmezse tekerlekler yanar.

Hidrolik fren sisteminde vakum yardımlı güç freni (hidrowak westinghous) kullanılmışsa, motor çalışmadan frenler tutmaz. Tutsa bile frenleme zayıftır. Bu nedenle araçla giderken kontak anahtarı kapatılmaz.

Havalı fren sistemi bulunan araçlara, kışın donmaması için alkol ilave edilir. Aracın günlük bakımı yapılırken hava tanklarının altında bulunan su muslukları açılarak biriken su boşaltılır.

Havalı fren sistemine sahip araçlarda basıncın düşmesinin sebebi fren boru ve rekorlarındaki kaçak ya da komprasörün hava üretmemesidir. Yine bu sisteme sahip araçlarda hava monometresinde (basınç göstergesinde) hava basıncı yoksa veya motor çalışırken hava basıncı düşmüş ise araç hareket ettirilmez, hareket halinde ise araç durdurulup arıza araştırılır.